23 Nisan ve Bilim Seferberliği: Söz Onlarda
Yazı Başlıkları
“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz; kızlar, çocuklar!”
Atatürk bu sözü 1923’te Bursa’da kendisini karşılayan çocuklara söylemişti. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını, 23 Nisan’ı çocuklara armağan etmesi de aynı inancın ifadesiydi.

Atatürk için mücadele cephede bitmedi. Harf Devrimi’nin ardından Millet Mektepleri açıldı, Atatürk bizzat tahta başına geçip okuma yazma öğretti. Yıllar sonra Köy Enstitüleri kuruldu. O dönemin esas meselesi, geleceği yetiştirmek için veriliyordu. Bugün de farklı değil; yarının daha iyi olabilmesi için seferber olmuş durumdayız.
Atatürk’ün hayaline ortak olan YGA’lılar da toplumsal kalkınmanın en önemli paydaşını bugünün çocukları, aynı zamanda yarının rol modelleri olarak görüyor. Bu yüzden Bilim Seferberliği, Türkiye’nin dört bir yanındaki çocuklara vicdanlı bilimi götürüyor.
YGA gönüllüleri sahada yalnızca bilim öğretmiyor, çocuklara “ben de yapabilirim” özgüvenini aşılıyor. Bir atölye bu kadar şeyi değiştirebilir mi? Cevabı onlardan dinleyelim.
Trabzon’dan Hayrettin:

O zamanlar teknolojiye ilgim belliydi ama beni bu alana yönlendiren kimse olmamıştı. Bilim setleriyle ve Cihan Abi’yle tanıştım. Kendimce nasıl çalıştığını anlamaya çalıştığım elektronik cihazların altındaki teknolojiyi ve bilimi ilk kez gerçekten gördüm.
Çameli’nden Semih:

Hem bilimin gücüne hem de kendimin bilime katkı verebileceğime daha çok inandım. Bugün bilgisayar mühendisliği okuyorsam, aslında o zamanlardan gelen bir merak var içimde. YGA ile tanışmadan önce ilgim de bilgim de sıfır sayılabilirdi. Ama o süreçten sonra merak ettiğim konular hakkında detaylıca araştırma yapmayı, her cevabın karşısında yeni sorular üretmeyi öğrendim.
Amasya’dan Beril:

Bilim Seferberliği’nde bir yazılım projesi ortaya koyduk. TÜBİTAK’ta ikinci olduk, patentini de aldık. Birileri Amasya’nın da İstanbul kadar bilimi hak ettiğini düşünmüş, oraya bilim setlerini getirmişti. O sayede bu merakımı keşfettim. Şu an biyomühendislik okumak istiyorum; Koç Üniversitesi’nde kendi araştırma projem üzerine çalışıyorum. Bir bilim seti ve bir öğretmen, bir çocuğun hayatını değiştirmek için yeterli.
Sıra Onlarda
Atatürk, geleceği aydınlığa boğacak olan kişilerin çocuklar olduğunu söylemişti. O çocuklar şu an Türkiye’nin dört bir yanında vicdanlı bilimle çevrelerindeki köklü sorunlara köklü çözümler arıyorlar.
Bilim seferberliği ile bugüne kadar 1,5 milyondan fazla çocuğa dokunan YGA’lılar gittikleri her sahada aynı etkiyi yaratmaya çalışıyorlar. Sıradaki Hayrettinler, Semihler, Beriller tanışılmayı bekliyor. Tüm çocuklarımızın 23 Nisan’ı kutlu olsun.