Sosyal Sorunlara Çözüm Üreten Yapay Zeka Girişimleri

Yazı Başlıkları Hepimiz zaman zaman “Teknoloji gerçekten hayatımızı değiştirebilir mi?” diye düşünürüz. Aslında cevabı basit: evet, değiştirebilir! Ama sadece oyunlarda, telefon uygulamalarında veya iş hayatında değil; aynı zamanda toplumsal sorunlarda da fark yaratabilir. Eğitimde fırsat eşitliğinden, sağlığa; yoksullukla mücadeleden, çevre sorunlarına kadar yapay zekâ sosyal fayda yaratmanın yeni yollarını sunuyor. Biz de bu yazıda, sosyal sorumluluk için yapay zekâ girişimlerinin neler yapabileceğini, hangi alanlarda hayatı kolaylaştırdığını ve geleceğe umutla bakmamıza nasıl yardımcı olduğunu keşfedeceğiz. Hadi birlikte bakalım! Sosyal Sorunlarla Başa Çıkmak için Yapay Zekâ Nasıl Kullanılır? Teknoloji artık hayatımızın her alanında var ve en güzel tarafı, sadece iş dünyasında değil, toplumsal sorunlarda da bize yardımcı oluyor olması. Eğitimden, sağlığa; iklim değişikliğinden, adalete kadar yapay zekâ girişimleri sayesinde değişimlere adım atmak daha kolay, daha akıllı ve daha adil hâle geliyor. Bugün, sosyal sorumluluk girişimleri ile teknoloji bir yandan eğlenceli bir araç olurken diğer yandan hayatları gerçek anlamda değiştirebiliyor. Gelin, yapay zekâ uygulamaları toplumsal fayda yaratmak için neler yapıyor birlikte bakalım. Sosyal İyilik İçin Yapay Zekâ Uygulama Alanları Yapay zekâ deyince çoğu kişinin aklına robotlar, chatbotlar veya akıllı uygulamalar geliyor. Ama aslında, yapay zekâ kullanımı, sosyal alanda da çok işlevsel. Biz de YGA projeleri ile Türkiye’nin dört bir yanındaki gençlerin bilim ve teknolojiyle tanışmasını destekliyoruz. Yapay zekânın, sosyal hayatın her alanında geleceğe umutla bakılmasını sağladığını kanıtlamak için çabalıyoruz. Aşağıdan, sosyal iyilik için kullanılan yapay zekâ girişimlerine göz atabilirsiniz. Eğitimde Fırsat Eşitliği Eğitimin öğrencilere ulaşımı herkes için eşit olmalı, ancak, maalesef, günümüz toplumunda öyle değil. Eğitimde fırsat eşitliliğinin sağlanmasında yapay zekânın eğitimde kullanımı devreye giriyor. M-Shule, düşük gelirli bölgelerdeki öğrencilere kişiselleştirilmiş içerik sunuyor. Bu sayede her öğrenci kendi hızında, zorlandığı noktaları çekinmeden öğrenebiliyor. YGA girişimlerinden biri olan Twin Science ise, çocukların bilime olan merakını canlı tutuyor ve öğrenmeyi eğlenceli hâle getiriyor. Hatta bazı çocuklar için bilim, oyun oynamak kadar heyecan verici oluyor. Bu da girişimlerinde ve teknoloji ile bilime olan ilgilerinde özgüvenli ve atılgan olmalarını sağlıyor. Teknoloji, kapsayıcı bir dünyayı da hedefliyor. Kadınların teknoloji alanında güçlenmesi için UP School’un “UP AI Growth Companion” programı devreye giriyor ve genç kadınlara teknolojiye dair yetkinlik kazandırıyor. YGA girişimleri bu vizyonu destekliyor; gençlerin hem teknolojiyi hem de toplumsal sorumluluk bilincini bir arada geliştirmesine imkân tanıyor. Bu sayede yapay zekâ girişimleri, sadece bir teknoloji aracı değil, sosyal iyilik için bir süper kahraman rolü almış oluyor. Sağlık Hizmetine Erişim Hepimiz sağlığımızın değerini biliyoruz, ama dünya genelinde herkesin eşit şekilde sağlık hizmetine erişimi yok. Sağlıkta yapay zekâ girişimleri bu noktada devreye giriyor. Mesela Ada Health, kişisel sağlık bilgilerini analiz ederek insanlara yol gösteriyor. AIME ise salgınların yayılımını öngörerek önlem almaya yardımcı oluyor. Bu sayede sağlık hizmetlerine ulaşım daha kolay hâle geliyor, özellikle kırsal bölgelerde yaşayanlar için büyük fark yaratıyor. Sağlık alanındaki yapay zekâ girişimleri, toplumların yaşam kalitesini artırıyor ve kriz dönemlerinde hayat kurtarıcı olabiliyor. Gençlerin bu süreçlere dâhil olması ve teknolojiyle toplumsal fayda yaratmayı öğrenmesi de çok önemli. YGA olarak biz, gençlerin hem bilimsel hem de sosyal becerilerini geliştirmelerini destekliyoruz. Bu sayede sağlık alanında yapay zekâ yalnızca bir araç değil, bir çözüm ortağı hâline geliyor. Doğal Afet ve Savaşlar Deprem, sel veya savaş… Krizlerin ne zaman geleceğini önceden tahmin etmek zor. Hala Systems gibi şirketler, yapay zekâ girişimleri ile bu tür tehditleri önceden bildiriyor ve insanları güvenli alanlara yönlendiriyor. Böylece toplumlar daha hazırlıklı hâle geliyor. Sosyal sorumluluk için yapay zekâ bu alanda somut bir şekilde devreye giriyor ve krizlerin etkilerini azaltıyor. Afet sonrası iyileşme sürecinde de yapay zekâ girişimleri çok işlevsel. Kaynakların doğru dağıtılmasından ihtiyaçların belirlenmesine kadar pek çok süreç daha hızlı ve etkili yönetiliyor. YGA olarak gençlerin bu teknolojiyi sadece anlamalarını değil, aynı zamanda toplumsal fayda yaratmak için kullanmalarını teşvik ediyoruz.   Çevresel Konular Ve İklim Değişikliği İklim değişikliğinden bahsettiğimiz zaman bazen işin içinden çıkılamayacak gibi hissedebiliyoruz. Yapay zekânın burada oynadığı rol bir fark yaratmakta etkili. ClimateAI, tarım ve enerji alanlarında iklimin etkilerini öngörüyor ve verimliliği artırmayı hedefliyor. Tarla.io ise çiftçilere, doğru ekim ve hasat zamanlarını tahmin etmelerine destek veriyor. Böylece doğayı korumak ve sürdürülebilirliği sağlamak daha kolay hâle geliyor. İklim değişikliğiyle ilgili farkındalık yaratmak ve teknolojiyi bilinçli kullanmak doğanın düzeninin bozulmaması için oldukça önemli. Yapay zekâ girişimleri de, yalnızca veri analizi yapan bir araç değil; geleceğe daha yeşil, daha akıllı ve daha adil bir dünya bırakmamıza yardımcı olan bir yol arkadaşı görevi görmekte. Yoksullukla Mücadele Düşük gelirli bölgelerde yaşayan insanlar için gelir elde etmek her zaman kolay değil. Samasource, yapay zekâ destekli dijital işler sunarak insanların ekonomik bağımsızlık kazanmasına yardımcı olur. Böylece yoksulluk döngüsü kırılabilir ve daha sürdürülebilir bir yaşam mümkün hâle gelir. Sosyal sorumluluk girişimleri arasında bu tür projeler dikkat çekiyor ve teknolojinin gücünü toplumsal kalkınma için kullanıyor. Yapay zekâ girişimleri sayesinde insanlar yalnızca kısa vadeli değil, uzun vadeli çözümler de elde ediyor. Dijital işler ve eğitimle birlikte ekonomik fırsatlar artırılıyor. Yani teknoloji, sadece kod ve algoritma değil, insan hayatına dokunan bir araç hâline geliyor. Engellilere Yönelik Çözümler Engelli bireyler için günlük yaşam bazen zor olabiliyor. Benetech, görme ve işitme engelli bireylerin bilgiye erişimini kolaylaştıran yazılımlar geliştiriyor. Bu çözümler sayesinde engelliler bağımsız hareket edebiliyor ve sosyal hayata daha rahat katılıyor. Böyle projeler, toplumsal kapsayıcılığı artırıyor ve eşit fırsatlar sunuyor. Yapay zekâ destekli çözümler, eğitimden işe kadar pek çok alanda engelli bireylere yardımcı oluyor. YGA’nın “çift kanatlı genç” anlayışı, teknolojiyi vicdan ve toplumsal fayda ile birleştirmenin önemini vurguluyor. Böylece engelli bireylere yönelik çözümler sadece teknik değil, insani bir değer taşıyor ve toplum için gerçek bir fark yaratıyor. Adalet Sistemi Adaletin sağlanması denildiğinde aklımıza uzun ve karmaşık süreçler gelir. Ama yapay zekâ girişimleri sayesinde mahkeme süreçleri daha şeffaf ve erişilebilir hâle geliyor. Büyük veri analizi ve algoritmalar, belgelerin düzenlenmesinden dava dosyalarının incelenmesine kadar pek çok konuda yardımcı oluyor. Böylece hukuk sistemine erişim kolaylaşıyor ve toplumda güven duygusu artıyor. Adalet alanındaki bu gelişmeler, sosyal sorumluluk için yapay zekâ anlayışının önemli bir parçası. YGA olarak biz de gençlerin teknoloji ve toplumsal faydayı bir arada kullanmasını teşvik ediyoruz. Böylece yapay zekâ, yalnızca teknik bir araç değil; şeffaf, adil ve kapsayıcı bir toplum yaratmada önemli bir destek oluyor.

Toplumsal Fayda için Birleşmek: Değer Birliği ve Bütünlüğü Nedir?

Yazı Başlıkları Hepimiz hayatımızın bir döneminde şunu sorgulamışızdır: “Benim değerlerim ne? Hangi şeylere gerçekten önem veriyorum?” Aslında değerler, bizi biz yapan pusulalar. Dolayısıyla da bu değerler birliği, arkadaş seçimimizden kariyer yolculuğumuza kadar birçok noktada kararlarımızı etkiliyor. Değerlerimizi paylaşan insanlarla bir araya gelmek ise sadece sıkı dostluklar değil, fikirlerini aksiyona dönüştürebilen güçlü bir topluluk da yaratıyor. Tam da bu yüzden gençler olarak ortak bir vizyonun peşinden koşmak çok değerli. YGA olarak biz, farklı şehirlerden ve kültürlerden gelen gençleri aynı masa etrafında toplayarak değer birliği sağlıyor, değerin sadece bireysel değil, toplumsal da olabileceğini hatırlatıyoruz. Değer Birliği Nedir? Hepimizin farklı ilgi alanları, yaşam tarzları ya da hayalleri olabilir. Ama bizi bir araya getiren, ortak bir noktada buluşturan şey aslında değerlerimiz. Değer birliği, aynı değerlere inanan, benzer prensipleri taşıyan insanların birlikte olması demek. Örneğin adalet, empati, dürüstlük, paylaşım gibi kavramlar evrensel değerlerdir. Bu değerleri içselleştiren topluluklar hem kendi içlerinde uyumlu olur hem de çevrelerine güven verir. Çünkü işin özü, yalnızca aynı yerde durmak değil; savunulan o değerleri günlük hayatta yaşatabilmek. Bütünlük değerine sahip olan ve bir değer birliği kuran topluluklar, birlikte hareket ederken daha sağlam adımlar atıyor. YGA’nın yaklaşımı da tam burada devreye giriyor. YGA’da gönüllüler farklı fikirlerle gelseler de ortak noktalarda buluşarak “biz” olmayı ve birlikte çalışmayı öğreniyor. Bu, bireyleri geliştirdiği kadar toplumu da ileri taşıyan bir güç yaratıyor. Ortak Değerlerde Buluşmanın Gücü Bazen düşüncelerimiz, bakış açılarımız çok farklı olabilir. Ama ortak değerlerimiz varsa bir araya gelmek çok daha kolay. Mesela empati yapmak, başkasının gözünden bakabilmek ya da iyiliği çoğaltmak… Bunlar birlikte değerli bir geleceğe yol almanın en güzel örnekleri. Bu değer birliğinden doğan güç, bir araya gelen insanlara güven ve motivasyon veriyor.  YGA’daki gönüllüler de tam olarak bu ruhla hareket ediyor. Onlar, farklı alanlarda eğitim alsalar da ortak değerleri paylaşarak sosyal sorumluluk konusunda bir bütün oluyorlar. Sonuçta ortaya çıkan şey, sadece bireysel gelişim değil, aynı zamanda sosyal etki. Değer birliği sayesinde hep birlikte hareket edince tek başına yapılamayacak şeylerin gerçekleştiğini görmek inanılmaz ilham verici oluyor. Değer Bütünlüğü Nedir? Bir insanın ya da bir topluluğun en büyük sınavı, söyledikleriyle yaptıklarının aynı olmasıdır. İşte değer bütünlüğü tam da bu uyumu anlatıyor. Eğer dürüstlük diyorsak ama davranışlarımız buna uygun değilse güven duygusu zedelenir. Paylaşmayı önemsediğimizi söylüyorsak ama hayatımızda paylaşmaya yer vermiyorsak bu da bir çelişki yaratır. Değer bütünlüğü, sözlerimiz, düşüncelerimiz ve eylemlerimizin birbiriyle tutarlı olması anlamına geliyor. Yani değer bütünlüğü, “düşündüğün, söylediğin ve yaptığın şeyler birbiriyle uyumlu mu?” sorusunun cevabı aslında. Topluluklarda da bu durum çok belirleyici. Değer bütünlüğü yüksek olan bir grup, çevresinde güven kazanır ve uzun vadeli etkiler yaratır. YGA girişimlerine yön veren gönüllülük anlayışında da bu çok önemli bir nokta. Burada değer bütünlüğü, sadece konuşulan bir kavram değil; projelerde, iş birliklerinde ve günlük iletişimde aktif bir şekilde yaşatılıyor. Böylece ortaya güven veren ve sürdürülebilir bir topluluk çıkıyor. YGA’da empati diyorsak gerçekten kendimizi karşımızdakinin yerine koymaya, olayları onun gözünden bakarak anlamaya çalışırız. Adalet diyorsak kararlarımızda adil olmaya ve eşitlik sağlamaya gayret ederiz. İşte bu değer bütünlüğü, YGA kültürünün temelini oluşturuyor ve gençlere güven veren bir liderlik anlayışı kazandırıyor. YGA’da Değer Birliği ve Bütünlüğü Nasıl Yaşatılıyor? YGA’da gençler sadece fikir üretmiyor; aynı zamanda değerlerini günlük hayatlarına nasıl yansıtabileceklerini de deneyimliyor. YGA projelerinde görev alırken, ekip arkadaşlarıyla çalışırken ya da sosyal etki yaratırken bütünlük birlik değeri hep ön planda tutuluyor. Mesela empati, YGA kültürünün merkezinde. Bir başkasını anlamadan güçlü bir proje geliştirmek mümkün olmuyor. Bunun yanında değer bütünlüğü de önemli bir test alanı. YGA’da “söylediğini yapmak, yaptığını savunmak” kültürü var. Bu sayede hem bireyler hem de ekipler daha güvenilir ve sürdürülebilir bir şekilde ilerliyor. YGA, sadece fikirlerin değil, değerlerin de büyüdüğü bir ortam yaratıyor. YGA Gönüllülüğü ve Ortak Amaçla Hareket Etmek YGA gönüllüsü olmak, sadece bir projede yer almak değil, bir amaç için birlikte yürümek demek. Burada kimse tek başına bir şey başarmaya çalışmıyor. Tam tersine, farklı fikirler ortak bir amaç, bir değer birliği için birleşiyor. Bu amaç da genelde topluma fayda sağlamak, daha iyi bir gelecek için katkı sunmak oluyor. YGA’daki gönüllüler, ortak değerleri etrafında bir araya geldikleri için karar almakta ve harekete geçmekte çok daha uyumlu oluyorlar. Bu birlik ruhu hem kişisel gelişimi destekliyor hem de daha geniş bir toplumsal etki yaratıyor. Değer birliğiyle hareket etmek, bireysel çabaları kolektif bir güce dönüştürüyor. Değer Temelli Bir Gelecek Mümkün Geleceği sadece teknoloji ya da ekonomi belirlemiyor; aslında işin merkezinde değer bütünlüğü de var. Çünkü değer bütünlüğü temelli bir gelecek, daha adil, daha sürdürülebilir ve daha yaşanabilir bir dünya anlamına geliyor. Bugün bireysel olarak attığımız küçük adımlar, yarının büyük dönüşümünü hazırlıyor. Eğer dürüstlük, empati ve paylaşma gibi değerleri merkezimize alırsak gelecek çok daha umut verici olur. YGA da bu inançla hareket ediyor. Gönüllülerine değer birliği temelli liderlik öğreterek onların sadece bireysel başarılar değil, toplumsal fayda da yaratmasını sağlıyor. Böylece değerlerin yön verdiği bir gelecek inşa etmek sadece hayal değil, gerçek bir yol hâline geliyor.

19 Ağustos İnsani Yardım Gününün Anlam ve Önemi

19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü, insani yardıma katkıda bulunan bireylerin onurlandırıldığı bir gündür. Birbirine destek olmak ve özellikle zor durumlarda yardım eli uzatmak, insan olmanın gerekleri arasında yer alır. Bu nedenle geniş bir çerçevede düşünebileceğimiz “yardım” kavramı; mutluluğun toplumdaki insanların tamamına yayılmasını sağlar. İnsani yardım kuruluşları öncülüğünde pek çok farklı proje ile sürdürülebilir bir yaşam oluşturmak mümkündür. İnsani Yardım ve Sürdürülebilir Yaşam İnsani yardım ve sürdürülebilir yaşam, birbirini tamamlayan iki dikkate değer kavram olduğundan aralarındaki bağ oldukça güçlüdür. Sürdürülebilir bir yaşam adına insanların ilk olarak temel ihtiyaçlarının karşılanması gerekir. Bu nedenle Dünya İnsani Yardım Günü, sürdürülebilir yaşamın vurgulanması açısından önemlidir. Yoksulluk ve eşitsizlik başta olmak üzere toplumun geneline yayılmış sorunlar, sürdürülebilir yaşamı ekonomik ve sosyal açıdan sekteye uğratabilir. Bu nedenle bu tür sorunların asıl nedenini bulmak ve sorunlara inovatif çözüm geliştirmek oldukça önemlidir. Toplumların doğal afet ve ekonomik şok gibi sorunlar karşısında dayanıklılıklarını arttırmak, sürdürülebilir yaşamın merkezinde yer alan konulardan bir tanesidir. Çünkü bu tür acil gelişen durumlar, toplumdaki bireylerin yaşantısını derinden etkileyebilir. Bireyleri ve toplumun genelini etkileyen durumların tamamını sürdürülebilir yaşam merkezinde ele almamız mümkündür. İnsani yardımlar ise bu noktada devreye girer. Atılacak her yenilikçi adım, bireylerin ve toplumun güçlenmesini sağlayabilir. İnsani Yardım Kuruluşları Kimdir ve Nasıl Yardım Ediyorlar? Dünya genelinde sürdürülebilir bir yaşam adına yenilikçi, çözüm odaklı ve dikkate değer çalışmalarda bulunan pek çok insani yardım kuruluşu mevcuttur. Toplumdaki bireylerin çok daha insani şartlarda yaşamasına destek olmak ve dezavantajlı konumdaki bireyleri diğerleriyle eşit şartlarda yaşamasını sağlamak adına birtakım faaliyetlerde bulunan yardım kuruluşları, aynı zamanda bireylerin gelişimine de katkı sağlar. Dünya insani yardım günü kapsamında, bu tür kuruluşların insanlara ne tür yardımda bulundukları önemli bir konu olarak ön plana çıkar. İnsani yardım kuruluşlarının faaliyetlerini şu şekilde özetlememiz mümkündür: ●      Temel ihtiyaçların karşılanmasının zor olduğu zamanlarda, insanların yaşamlarını devam ettirebilmeleri adına gıda, barınma ve sağlık hizmeti gibi hizmetlere ulaşmasını sağlamak ●      Her bireyin eşit şekilde eğitim hakkından yararlanmasına destek olmak ●      Özellikle doğal afet gibi beklenmedik durumların ortaya çıkması halinde insanların mental sağlıklarını koruyabilmesi adına psikolojik destek sunmak Bunların yanı sıra insani yardım kuruluşlarının hizmet amaçları kapsamında, insan haklarını ve onurunu korumak da önemli bir yer edinir. Özellikle savunmasız grupların sömürü kültüründen uzaklaştırılabilmesi için yenilikçi uygulamalar ve sosyal girişimler, insanların eşit bir şekilde yaşantılarına devam edebilmesini sağlar. İnsani Yardımda Gönüllülüğün Rolü Nedir? Dünya insani yardım günü öznesi olan insani yardım kuruluşlarında gönüllülük son derece önemli bir kavramdır. İnsanların herhangi bir maddi çıkar beklemeden yardım eyleminin merkezinde yer almayı kabul etmesi, “gönüllülük” kavramını tanımlayan bir ifadedir. Bu kavram, YGA için çift kanatlı, vicdanlı ve donanımlı olmanın karşılığıdır. Buradaki amaç, toplum için yapılan faaliyetlerin her birini akıl ve kalp birlikteliğinde yapmaktır ve toplumun ekonomik ve sosyal kalkınması için rol model bireyler yetiştirmektir. Atılacak adımların tamamında başarıya ulaşılabilmesi için gönüllülerin birbirlerine destek olması gerekir. Böylelikle süreç çok daha etkili bir şekilde yürütülebilir. Aynı zamanda toplumdaki bireylerin ihtiyaçlarını doğru analiz etmek, yine gönüllülerin birlikte çalışmalarıyla mümkün hale gelir. İnsani yardım kuruluşlarında gönüllü olmak ve desteğe ihtiyaç duyan kişilere ulaştırılacak yardım açısından önemli olmakla birlikte bu sürece dahil olmak, gönüllülere de katkı sağlar. Her şeyden önce gönüllü bireyler, yaptıkları çalışmalar sayesinde yeni deneyimler ve kazanımlar elde eder. İnsani Yardım Çalışmalarına Nasıl Katkıda Bulunabilirsiniz? Dünya insani yardım günü kapsamında, insani yardım faaliyetlerinde bulunan kuruluşlara gönüllülük esasına dayalı olacak şekilde katkıda bulunmak mümkündür. Verilecek destek, çalışmaların çok daha planlı ve pratik bir şekilde ilerlemesini sağlar. Peki ama insani yardım kuruluşları faaliyetlerine nasıl katkıda bulunabilirsiniz? İnsani yardım kuruluşlarına gönüllü olarak katılabilir, faaliyet programlarını öğrenip gerekli aşamalarda desteğinizi sunabilirsiniz. Bu tür kuruluşların vicdanlı ve donanımlı bireylere ihtiyacı bulunur. Bunun yanı sıra her insan farklı bir beceriye sahiptir. Dolayısıyla iyi olduğunuz konuda kuruluşa katkı sağlayabilirsiniz. Örneğin bilgisayarda iyisinizdir, muhasebe veya iletişim alanında kendinizi yetiştirmiş olabilirsiniz. Manevi destek önemli olmakla birlikte insani yardım kuruluşlarının çalışmalarına devam edebilmesi için maddi desteğe de ihtiyacı bulunur. Bu nedenle maddi bağışı yapabilirsiniz. Maddi açıdan yeterli seviyeye ulaşan insani yardım kuruluşları, çalışmalarına yenilerini katabilir. Öte yandan daha fazla insana yardım edebilmek için maddi bir altyapı oluşturabilir. Donanımlı ve Vicdanlı Rol Model Gençler ile YGA 19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü kapsamında faaliyetleriyle ön plana çıkan YGA, her geçen gün bireyi ve toplumu kalkındırma çalışmalarına bir yenisini ekleyerek bu alanda attığı yenilikçi adımlarla ön plana çıkar. Gönüllülük kapsamında çift kanatlı gençler yetiştirmeyi hedeflemekte olup bu konuda üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirir. YGA programları, teknolojiyi kaldıraç olarak kullanan, vicdanlı bilimin ışığında sosyal fayda yaratan gençler keşfeder, geliştirir ve yetiştirir. Bu gençlerin insanlığa faydalı sosyal girişimlere öncülük etmesine destek olur. Geliştirilen projeler arasında Bilim Seferberliği, Birbirini Geliştiren Kadınlar ve çeşitli girişimler özel bir yer edinir. Her biri, toplumdaki dezavantajlı bireylerin kendilerini geliştirmelerine katkıda bulunup, toplumsal ekonomik ve sosyal kalkınmayı, refahı arttırmayı hedefler.